30 Nisan 2009

kalem kağıttan uzaklaşmak mı?


bazen kalem kağıda dokunmadan birşeyler karalamak istiyorum. aslında kalem kağıdı sevmediğimden değil, kağıda dokunmaktan korktuğumdan değil, yada ağaçların sayısı azaldığından da değil:) ama, kağıda çizdiklerim sadece kağıtta kalmasın istiyorum. dostum Uğur Köse, hep derki bana, kalemin ve kağıdın tadı farklı. aynen ben de katılıyorum.

8 Nisan 2009

yaa ben bu dizilere kafayı taktım. e2 ve cnbs-e dizilerine arada bi bakmaktan mı oldu, yoksa bizim diziler mi paranoyak ve hasta...
yoksa eski yeşilçam filmlerindeki o safi, yalın, başkasının aşkı için dahi kendini feda etme durumları mı arıyorum...
geçenlerde Hülya Koçyiğit ve Ediz Hun'un bir filmini izledim. esas kadın, aşkını; esas oğlanın aile durumu bozulmasın diye, karısı ve çocuğu ile beraber kalsınlar diye feda ediyor.
aynen şunu diyor:"Nejat (Ediz Hun oluyor), ben seni kendimden dahi çok seviyorum, o masun kadına (nejat'ın eşi) ben bunu yapamam, yıkılan bir yuva üzerine aşk kuramam."
Nejat:" ama ben mutlu ve mesut değilim bu evlilikten..."

şimdi bu diyalogların şu sıralar izledim dizilerdeki, filmlerdeki karakterlerin rüyalarına dahi girme ihtimali yok...